Gezilecek Yerler

Gezilecek Yerler

M.Ö. 5 yy'da, Pers Yanlısı Marion Kralı Doxandros tarafından,Yunan yanlısı Soli Şehrini gözetlemek maksadı ile Güzelyurt - Lefke bölgesindeki en yüksek nokta olan yere, Bademliköy'deki (40 Mil) bir tepe üzerine deniz seviyesinden 260m yükseğe inşa edilmiştir.

Mistik Doğu özellikleri taşıyan Saray 137 odadan oluşmaktadır. Vouni Sarayı 100 yıldan fazla ayakta kalmış fakat ömrü uzun olmamıştır, M.Ö. 380 yılında Kıbrıs Yunan İdaresinde olmasına rağmen Vouni'yi her zaman bir tehdit unsuru olarak gören Soli şehir halkı tarafından büyük bir yangın ile yakılıp yıkılmıştır.

Bu tarihten sonra da bir daha kullanılamamıştır. 1928 - 29 tarihleri arasında İsveçli bir kazı heyetinin gerçekleştirmiş olduğu sistematik kazılarda saray yapı planı ortaya çıkartılmıştır. Ele geçen buluntular arasında, zengin Vouni hazineleri, kireç taşından Tanrıça Athena heykeli, bronz boğa heykeli, Kıbrıs'taki şehir krallıklarına ait, (birçoğu Marion) 252 adet sikke en bilinenlerdir.

Vouni Sarayı'nın o dönemdeki gerçek ismi bilinmemektedir. Ancak Yunanca'da dağ - tepe anlamına gelen Vouno - zamanla Vouni - Vuni olmuştur.

M.Ö. 5000 yılına tarihlendirilen Kıbrıs'taki "Neolitik Yerleşim Yerlerinden Petra Tou Limnidi Adasın'ın" (Yeşilırmak Kayası), Vouni Sarayından görünüşü ayrı bir güzelliğe sahiptir.

Kıbrıs'ta Kasım - Mayıs ayları arasında uyanmaya başlayan doğa, farklı şekillerde Kıbrıs adasının her köşesinde kendini gösterir. Doğanın cömert sunumu neticesinde ortaya çıkan güzelliğinin Vouni'ye yansıması ise benzersiz bir şekilde gerçekleşir.

Ülkemizde yükselen bir çizgi izleyen 'Özel İlgi Turizmi' modelleri için doğanın 'Çevre Dostu Turizm'anlayışı ile kullanılarak farkındalık yaratılması oldukça önemlidir.

Lefke bölgesinde yer alan, eşsiz güzellikteki tarihi ve doğal özellikler bulunmaz cevher niteliğindedir. İnsana huzur veren deniz ve dağ manzarası ve mistik Doğu mimarisi özellikleri taşıyan 2500 yıllık bir geçmişe sahip Vouni Sarayı, fazlasıyla etkileyici ve görülmeye değerdir.


stmamasmonasterySt. Mamas Manastırı

ST. MAMAS, 12. yy'da yaşamış Hristiyan bir azizdir. Adada onun adına adanmış 14 kilise olduğu söylenmektedir. St. Mamas manastırı 18. yy. 'dan kalmadır. Giriş ve sütünları Bizans kilisesinden kalıntıların üzerine Luzinyanlar tarafından inşa edilmiştir.

St. Mamas'ın mezarının başından beri aynı yerde olduğu sanılmaktadır.

İkonastasisinin mermer alt kısmı Venedik kalkanlarıyla bezelidir.

Agaçtan yapılmış boyalı üst kısmı 16. yy oymacılık sanatının örneklerindendir.


soli-lefkeLefke Kıbrıs Soli Harabeleri

Yavru vatan olarak bildiğimiz Kıbrıs tatil yerleri ve tarihi yerleri bakımından zenginliğe sahiptir.Lefke ise Soli harabeleri ile ün kazanmıştır.Geçmişi çok eski çağlara dayanan harabeler gezilip görülmeye değecektir bence, sizde tatil yeri olarak gelin burayı seçin.
Lefke bölgesinde yer alan Soli, Kuzey Kıbrıs'ta ziyaret edilebilecek antik çağ şehirlerinden bir tanesi. Verimli topraklar üzerinde yer alan Soli, bölgede bulunan bakır yatakları ve limanıyla, adada önemli bir konuma sahipti. Bugün, koruma altına alınıp ziyaretçilere açılan bu yerleşim yeri, tarihin korunmaya değer miraslarından bir tanesi.

Soli'nin orjini İ.Ö. 700 yıllarına ait ve Asurluların haraç aldıkları kentleri içeren bir listeye kadar izlenebilmiştir. Bu listede kentin adı Si-il-lu olarak geçmektedir. Eski yazılı kaynaklara göre İ.Ö. 580 yılında adadaki krallardan Philokypros, hocası Atinalı filozof Solon'un tavsiyesi üzerine, başkentini Aepia adle kentten Si-il-lu'ya taşımış ve buraya hocasının adını vermiştir. İ.Ö. 498 yılında adadaki öteki kırallıklarla birlikte Soli de Kıbrıs'ın hakimi olan Perslere baş kaldırmış ve yenilmiştir. Soli, en parlak yıllarını Roma döneminde yaşamıştır. Ancak İ.S. 4. yy'a gelindiğinde, liman gemilerin giremeyeceği kadar dolmuş ve bakır madenleri kapanmıştı.

7.yy'daki Arap korsanlarının akınları kentin sonu olmuştur. Araştırmalardan Soli'de de tiyatronun sırtını verdiği tepeyi kaplayan akropoliste Vuni'deki gibi kral sarayı olduğu anlaşılmıştır. Kazılarda Helenistik döneme ait altın ve gümüş takılar, İ.Ö. 1.yy'da yapılmış mermer bir Afrodite heykeli (Kıbrıs Müzesi – Güney Kıbrıs) ve İ.Ö. 2.yy'a ait Amazonlarla savaşı gösteren bir kabartma ele geçirilmiştir. Viyana Tarih Müzesi'nde Fugger lahdi olarak bilinen lahdin de Soli akropolisinden çıkmış olabileceği ileri sürülmüştür. Kazılarda, Helenistik döneme ait, agoraya açılan sütunlu caddenin ve agoradaki mermer anıtsal çeşmenin kalıntıları da açığa çıkmıştır. Tatlı su kaynakları, verimli topraklar ve korunaklı bir liman, ayrıca bakır yatakları ve bakırı işleyecek bol miktarda odunun bulunması Soli'nin burada kurulan ilk yerleşme olmayabileceğini göstermektedir. Nitekim arkeolojik kazılarda İ.Ö. 11.yy'a tarihlenen biryerleşmenin izlerine rastlanmıştır.

soliSOLİ BAZİLİKASI

 Soli bazilikasının 4.yy'ın ikinci yarısında yapıldığı sanılmaktadır. Kıbrıs'ta inşa edilen ilk kiliselerden olup kendine özgü yanları vardır. 200 metre uzunluğundaki bazilika üç kapılı bir giriş ve bir giriş mekanıyla başlıyordu. Bunu dört tarafı sütunlarla çevrili ve çeşmesi olan bir avlu izliyordu. Bundan sonra gelen gene üç kapılı bir giriş ve narteksten sonra asıl kiliseye giriliyordu. Kilisenin içinde iki sıra halinde dizilmiş onikişer taştan yontulmuş dev sütunlar nefi üçe bölmekteydi. Bu sütunların altlıkları bugünde yerlerindedir. Nefin sonunda üçlü bir apsit vardı. Ortadakindeki sıralar piskoposlara ve rahiplere aitti. Kilisenin döşemesi tamamen tessera (dört köşe kesilmiş ufak taşlar) mozaikle kapalıydı. Bu mozaiklerin büyük bir kısmı günümüze ulaşmıştır.

Başlangıçta hepsi geometrik desenli olan mozaiklere zamanla hayvan figürleri ve bundan sonra da opus sectile (kesilmiş taş parçalarından yapılmış) mozaikler eklenmiştir. Hayvan figürleri arasında etrafı bir bitki örtüsü ve dört küçük yunusla çevrili, kaza benzeyen kuğu figürü dikkat çeker. Apsitin önündeki mozaikte Yunanca "Ey İsa, bu mozaiği adayanları koru" yazısı okunmaktadır. Hıristiyanlık geleneğinde Soli, Saint Mark'ın Saint Auxibius tarafından vaftiz edildiği yer olarak kabul edilmiştir. Buna göre 1.yy'da Soli'ye sığınan Hıristiyan bir Romalı olan Auxibius sonradan Soli kilisesinin ilk piskoposu olmuştur.

soli3

SOLİ TİYATROSU

Soli'deki Roma tiyatrosu, bir tepenin denize bakan yamacında bir zamanlar aynı yerde olan bir Yunan tiyatrosunun yerine yapılmıştır. İ.S. 2.yy'ın sonu ile 3.yy'ın başından kalmadır. Seyircilere ayrılan yarım daire şeklindeki oturma sıralarının olduğu bölüm kısmen tepenin kayasına oyulmuştur. Burası ortadaki orkestra (koro yeri) denilen kısımdan kireç taşı bloklardan yapılmış alçak bir duvarla ayrılıyordu. Orkestraya ve oturma yerlerine geçiş, sahne binasının önünde, iki yandaki geçitle sağlanmaktaydı.

Oturma yerlerinin taşları ve mermerlerinden sağlam kalanlar 19.yy'da Port Sait rıhtımının yapılmasında kullanılmışlardır. Aslında kapasitesi 4000 kişi olan bu kısım günümüzde yarı yüksekliğine kadar restore edilmiş durumdadır. Sahne binası iki katlı olup, mermerle kaplı ve heykellerle süslüydü. Günümüzde görülebilen kısım sahne binasının üzerine inşa edildiği platformdu. Tiyatronun batısındaki bir tepenin üzerine İsis ve Afrodit'e adanmış bir tapınağın izlerine rastlanmıştır.

Ayrıca Soli Tiyatrosunda her yıl Lefke Avrupa Ünversitesi'nin mezuniyet törenleri ve yine her yıl düzenlenen L.A.Ü. Bahar şenliklerinin ünlü sanatçı konserleri yapılmaktadır

Soli

1Soli, Lefke kıyılarında, Gemikonağı yakınlarında yer alan bir antik kenttir. Kıbrıs adasındaki on krallıktan biri olan Soli'nin ilk olarak M.ö. 1. binyılın başlarında kurulduğu tahmin edilmektedir. Kentin adınının Atina'lı filozof Solon'a dayandığı söylenmektedir. Şehrin uzunca bir süre sahip olduğu verimli arazisi, korunaklı limanı ve yakınındaki bakır madenleri nedeniyle önemli pozisyonunu korumayı başardığı anlaşılmaktadır. M.Ö. 498'de adadaki diğer krallıklarla birlikte Soli de Kıbrıs'ın yöneticisi olan Perslere başkaldırmış ve yenilerek Pers hakimiyetine boyun eğmiştir. Roma döneminde refah içinde yaşayan kent denize doğru genişlemiştir. Bununla birlikte limanının dolması ve bakır madenlerinin kapanması ile önemini yitirmiş, son olarak 7. yy'daki Arap akınları sonucunda tamamen terkedilmiştir. 1920'lerden itibaren gerçekleştirilen kazılarda tiyatro, agora, kilise, çeşme, tapınak gibi kamusal yapılar açığa çıkarılmıştır. 2005 yılında yapılan bir kazıda ise kentin ileri gelenlerinden birine ait olduğu düşünülen bir mezar açığa çıkarılmıştır.

Mezar hediyesi olarak bırakılan çok sayıdaki altın takı Güzelyurt Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir. Soli Bazilikası: Bazilikanın, Kıbrıs'ta inşa edilen ilk kiliselerden biri olduğu ve 4. yy'ın 2. yarısında yapıldığı bilinmektedir. 5. ve 6. yy'da genişletilmesine rağmen, 7. yy'daki Arap akını ile tahrip olmuştur. Üç kapılı bir girişi olan kilisenin, dört yanı sütunlarla çevrili ve çeşmeli bir avlusu vardır. Avlunun ardından üç kapılı başka bir giriş ile kiliseye girilmektedir. İçeride iki sıra halinde on ikişer sütun bulunmaktadır. Döşemesinde bulunan, genellikle geometrik desenli ve hayvan figürlü mozaiklerin büyük bir kısmı günümüze dek ulaşmıştır.

Hıristiyan dünyasında Soli, St. Mark'ın St. Auxibius tarafından vaftiz edildiği yer olarak kabul edilmiştir. Soli Roma Tiyatrosu: Tiyatro, eskiden aynı yerde olan bir Yunan tiyatrosunun yerine, M.S.2. yy ile 3.yy arasında inşa edilmiştir. Tiyatro, aynı zamanda Aphrodite'ye adanmış bir tapınağın da yer aldığı bir tepenin denize bakan yamacında yer alır. Oturma bölümleri tepenin kayalık kısmına oyulmuştur. Bu bölüm ile orkestra kireç taşından yapılma alçak bir duvarla ayrılmakta olup, koro yeri ve oturma yerlerine geçiş yanlardaki geçitlerle sağlanır. Gerçek kapasitesi 4000 kişi olan tiyatronun, sahne binası iki katlıdır.

Bu kategoriden diğerleri: « Yeşilırmak Hakkında